Datça’da bir cam ustası

Datça’da bir cam ustası

Ben insanları yıldızlara benzetirim; Kimi büyük, kimi küçük, kimi ışık saçar, kimi bir kenarda kendi karanlığının içinde sessizce durur öylece. Kimi kendi etrafında , kimi bir başkasının etrafında döner. Gökyüzüne baktıkça insanlar gelir aklıma, onlar gökyüzünde bizler yer yüzünde bir enerji yayarız. Kısacası benzetmeler saymakla bitmez, herkesin bir dünyası, bir gezegeni var ve onlar çoğu zaman bizlere ışık yılı uzaktadırlar, yanıbaşımızdadırlar ama çook uzaktırlar. Nereden çıktı şimdi bunlar derseniz ne bileyim işte öyle bir giriş yapıvereyim dedim.

 

Yorum yap

Filed under Uncategorized

İstanbul’un kuruluşu

İstanbul 2342 yıl önce bugün kurulmuş. Neden kutlanmıyor bu bayram?

Yorum yap

Filed under Uncategorized

Kepler Kuralı yoğunluğun tanımlamasıdır

Newton yoğunluğu böyle tanımlamıştır:

Madde miktarı; maddenin yoğunluğu ve hacminin birliğinden doğan madde ölçüsüdür.

(Isaac Newton; Tabiat Felsefesinin Matematiksel İlkeleri (1687) 1. tanımlamadan alınmıştır.)

Newton’un yoğunluk tanımlaması Kepler Kuralının kelimelerle ifadesidir; Kepler Kuralını bir orantı olarak şöyle yazabiliriz:

Bu orantıyı Newton’un yoğunluk tarifinin matematiksel ifadesi olarak okuyabilirliz; yani, “maddenin miktarı yoğunluk çarpı hacımdır”. (Newton’un “frekansın karesi”ni yoğunluk anlamına kullandığını anlıyoruz):


Newton Kepler Kuralının yoğunluğun tanımlaması olduğunu bulmuştur.

Newton’un bu tarihi buluşu bizi, onun İlkeler‘inde tanımladığı ve doğayı doğaüstü elemanlar (yani, madde ve güç) ile açıklayan fantezi dünya görüşünü sorgulamaya zorluyor.

Peki, Newton neden bu en önemli buluşunu insanlığa mal etmek yerine kitabında şifreleyip insanlardan gizlemeyi seçmiş?

Bu buluş Newton’un dini inançlarına ters geldiği için Newton onu saklamayı tercih etmiş olabilir. Newton’un dini inançlarını net olarak açıkladığı cümle şu:

Tanrı, başlangıçta, maddeyi

  • katı
  • kütlesel
  • sert
  • delinmesi imkansız
  • hareket edebilen

parçacıklar olarak şekillendirmiştir.

(Isaac Newton, Optics, 1704, 3. kitap, sayfa: 375)

Dikkatli okuyunca, bakın, Newton “tanrı başlangıçta maddeyi yaratmıştır” demiyor; Newton maddenin varlığını söylemeden, gizli bir varsayım olarak kabul ediyor ve sadece tanrının maddeye ne özellikler verdiğini açıklıyor.

Yörüngelerin yoğunluk kuralı ile açıklanması; Newton’un tasarladığı dinamik dünya sistemini çürütüyor.

Bunu anlamak için bazı gerçekleri yazalım; “gerçek” kelimesini “herkesin doğru olduğunu kabul ettiği ifade” anlamında kullanıyorum.

1. gerçek: Yörünge geometriktir.

Kepler Kuralı (veya yoğunluk kuralı) yörüngeleri sadece ve sadece 2 terimle tanımlıyor. Bu terimler yörüngenin yarıçapı R ve yörüngenin dönemi T‘dir.

2. gerçek: Yörünge güçsüzdür.

1. gerçeğe göre yörüngeler geometriktir; o zaman, yörüngeler güçlü olamaz; çünkü yörüngeleri hesaplamak için bir güç terimi kullanmak gerekmez; ve güç terimi kullanarak yörünge hesaplanamaz.

Gözlem

Newton; yörüngeleri “güç” kullanarak hesapladığını iddia etti; ve yörüngeleri sözde güçle hesapladığı için de; kendi dini inançlarına göre varsaydığı atomik, maddi, ve güçlü dünya sistemini doğruladığını iddia etti. Fakat Newton’un yörünge hesaplarını yaptığı formüllerde güç terimi yoktur.

Soru

Dünya Newtoncu mudur? Yani, dünya, Newton’un iddia ettiği gibi, atomik, maddi ve güçlü müdür?

Cevap

Hayır. Eğer biz de Newton’un yaptığı gibi dünyayı yörünge hesapları ile tanımlarsak; dünyanın atomik, maddi ve güçlü olmadığı sonucuna varırız. Yörüngeler yoğunluk kuralı ile açıklandığı için; doğanın temel biriminin (ölçüsünün) madde değil, yoğunluk olduğu sonucuna varırız.

Doğanın temel birimi yoğunluktur.

Doğa maddesizdir; Newton’un “madde” dediği mutlak bölünmez birimler doğadışıdır ve doğa da yoktur. Kepler Kuralının yoğunluğun tanımlaması olması; yörüngelerin bu yoğunluk kuralı ile açıklanması; Newton tipi mutlak bölünmez maddenin varolmadığını ispatlar.

Newton’un tasarladığı ve tanımladığı madde ve güçlü dünyanın artık gözlemler ve deneylerle desteklenmediğini; tam aksine çürütüldüğünü anlıyoruz.

Ve maddesiz bir dünyada yaşadığımızı bulan da Newton’un kendisi! Newton bu buluşu için kutlanmalıdır; okült ve fantezi bir dünya sistemini insanlığa kabul ettirmeyi başardığı için değil.

***

Şimdi lütfen dünya görüşünüzü bu yeni buluş doğrultusunda ayarlayınız.

Yorum yap

Filed under Uncategorized

Newton’un gizli buluşu deşifre edildi . . .

Newton’un doktrinlerini dünyaya açıkladığı “Doğal felsefenin matematiksel prensipleri” adlı kitabının bir bölümünde şifrelediği bir buluşunu deşifre ettim.

Newton’un bu buluşu o kadar önemli ki, eğer siz de okusanız ve buluşun ne olduğunu anlasanız; dünyaya bakış açınız değişecektir.

Daha da önemlisi; Newton’un bu buluşu Newton’un kendi dünya sistemini çürütüyor.

Yani Newton aslında çok büyük bir buluş yapmış; fakat bu buluşunu kitabında gizlemiş ve kitabında tam bu buluşun aksi olan bir dünya sistemi geliştirmiş.

Neden?

Nedir bu buluş?

(Devamı var. . .)

2 Yorum

Filed under Uncategorized

Bedensiz canlı varlık . . .

Maddesiz bir dünyada yaşıyoruz; mutlak bölünmez parçacık kavramı fizikçilerin kendi Newtoncu dinlerinin temel dogması olarak kayıtsız şartsız inandıkları bir inanç.

Gözlemler ise maddesiz bir dünyada yaşadığımızı gösteriyor; madde olarak algıladığımız her şey – aynı para gibi – sadece tanımlandığı için var; maddesiz dünya görüşünü kabul edersek yeni bir tür yaşayan varlığın farkına varıyoruz: bedensiz canlı varlık; bedeni -maddesi- olmayan canlı bir organizma.

***

İnsan toplumu profesyonel sınıflar tarafından kontrol ediliyor. Bu profesyonel sınıfların mesupları bedensiz (tüzel) organizmanın ajanları – banka bedensiz organizma ise – bankacı bedensiz organizmanın ajanı; insan bedenini (bireyi) kontrol eden -insanların efendisi- banka (ve diğer tüzel organizmalar); bankacı aracılığı ile . . . bu durumu anlamanın önemi ne?

İnsan bedeninin bedensiz organizmanın malı (pazarı?) olduğunu anlamak önemli.

***

Parayı kontrol eden bu tüzel organizma; kanunları yazan da o; insanoğlunun nasıl yaşayacağını tanımlayan da o. Bedenli (duygulu) insan bireyi, bedensiz (tüzel, duygusuz) organizmanın kanunlarına göre yaşamak zorunluluğunda. Kedinin insan kanunları altında yaşaması gibi.

Yorum yap

Filed under Uncategorized

Saymak

Fizik mesleğine baktığımızda komik bir şey gözümüze çarpıyor. Fiziğin yaptığı bir tek şey var. Ne? Saymak. Fizikçiler saymayı öğrenmek için 25-30 sene okuyorlar! Çok komik.

Neden saymak? Çünkü fizik ölçer. Ölçmek de bir ünite seçip, o ünitenin ölçülen şeyde kaç kere olduğunu saymaktır.

Yorum yap

Filed under Uncategorized

Doğa oranlıdır – eşitlikçi değil

Bütün fark

ile

nin arasındaki farktan ibaret. Fizikçiler eşitlik yani denklem dedikleri aracı kullanarak doğayı anlamaya çalışıyorlar. Fakat, denklemi sadeleştirdiğinizde geriye ne kalır? Ya bir saçmalık kalır; veya bir oran kalır.

Yorum yap

Filed under Uncategorized