Hatasız kul olmaz; üzülme
Gazetelerde bu yazı çıktı:
Atalarımızın çok güzel nasihatı var;
Cahil ile dost olma ilim bilmez, irfan bilmez, söz bilmez, üzülürsün.
Saygısızla dost olma, usul bilmez, adap bilmez, sınır bilmez üzülürsün.
Aç gözlü ile dost olma, ikram bilmez, kural bilmez doymak bilmez üzülürsün.
Görgüsüz ile dost olma, yol bilmez, yordam bilmez, kural bilmez üzülürsün.
Ukala ile dost olma çok konuşur, boş konuşur, kem konuşur üzülürsün.
Namert ile dost olma mertlik bilmez, yürek bilmez, dost bilmez üzülürsün.
İlim bil, irfan bil, ikram bil, sen seni bil bu sana yeter” dedi.
Yani, tek dostum Mevlana! mı?
Arkadaşlık ve dostluk için bu kadar kural koyarsan olur mu? Bu ukalalığa girmiyor mu? Her dostunun saf Mevlana karakterli mi olması gerekiyor? Mevlana’nın kendisi ne demiş; kim olursan ol gel; demiş; “kim benim dostum olabilir?” diye yüksek kriterler koymamış; her gelen benim dostumdur demiş. Dostunu ince elekten geçirmemiş. Bu kadar katı dostluk kurallarını geçen olur mu? Atalarımızın güzel bir sözü daha vardır: hatasız kul olmaz… hatamla sev beni…