Kepler Kuralı yoğunluğun tanımlamasıdır
Newton yoğunluğu böyle tanımlamıştır:
Madde miktarı; maddenin yoğunluğu ve hacminin birliğinden doğan madde ölçüsüdür.
(Isaac Newton; Tabiat Felsefesinin Matematiksel İlkeleri (1687) 1. tanımlamadan alınmıştır.)
Newton’un yoğunluk tanımlaması Kepler Kuralının kelimelerle ifadesidir; Kepler Kuralını bir orantı olarak şöyle yazabiliriz:
Bu orantıyı Newton’un yoğunluk tarifinin matematiksel ifadesi olarak okuyabilirliz; yani, “maddenin miktarı yoğunluk çarpı hacımdır”. (Newton’un “frekansın karesi”ni yoğunluk anlamına kullandığını anlıyoruz):
Newton Kepler Kuralının yoğunluğun tanımlaması olduğunu bulmuştur.
Newton’un bu tarihi buluşu bizi, onun İlkeler‘inde tanımladığı ve doğayı doğaüstü elemanlar (yani, madde ve güç) ile açıklayan fantezi dünya görüşünü sorgulamaya zorluyor.
Peki, Newton neden bu en önemli buluşunu insanlığa mal etmek yerine kitabında şifreleyip insanlardan gizlemeyi seçmiş?
Bu buluş Newton’un dini inançlarına ters geldiği için Newton onu saklamayı tercih etmiş olabilir. Newton’un dini inançlarını net olarak açıkladığı cümle şu:
Tanrı, başlangıçta, maddeyi
- katı
- kütlesel
- sert
- delinmesi imkansız
- hareket edebilen
parçacıklar olarak şekillendirmiştir.
(Isaac Newton, Optics, 1704, 3. kitap, sayfa: 375)
Dikkatli okuyunca, bakın, Newton “tanrı başlangıçta maddeyi yaratmıştır” demiyor; Newton maddenin varlığını söylemeden, gizli bir varsayım olarak kabul ediyor ve sadece tanrının maddeye ne özellikler verdiğini açıklıyor.
Yörüngelerin yoğunluk kuralı ile açıklanması; Newton’un tasarladığı dinamik dünya sistemini çürütüyor.
Bunu anlamak için bazı gerçekleri yazalım; “gerçek” kelimesini “herkesin doğru olduğunu kabul ettiği ifade” anlamında kullanıyorum.
1. gerçek: Yörünge geometriktir.
Kepler Kuralı (veya yoğunluk kuralı) yörüngeleri sadece ve sadece 2 terimle tanımlıyor. Bu terimler yörüngenin yarıçapı R ve yörüngenin dönemi T‘dir.
2. gerçek: Yörünge güçsüzdür.
1. gerçeğe göre yörüngeler geometriktir; o zaman, yörüngeler güçlü olamaz; çünkü yörüngeleri hesaplamak için bir güç terimi kullanmak gerekmez; ve güç terimi kullanarak yörünge hesaplanamaz.
Gözlem
Newton; yörüngeleri “güç” kullanarak hesapladığını iddia etti; ve yörüngeleri sözde güçle hesapladığı için de; kendi dini inançlarına göre varsaydığı atomik, maddi, ve güçlü dünya sistemini doğruladığını iddia etti. Fakat Newton’un yörünge hesaplarını yaptığı formüllerde güç terimi yoktur.
Soru
Dünya Newtoncu mudur? Yani, dünya, Newton’un iddia ettiği gibi, atomik, maddi ve güçlü müdür?
Cevap
Hayır. Eğer biz de Newton’un yaptığı gibi dünyayı yörünge hesapları ile tanımlarsak; dünyanın atomik, maddi ve güçlü olmadığı sonucuna varırız. Yörüngeler yoğunluk kuralı ile açıklandığı için; doğanın temel biriminin (ölçüsünün) madde değil, yoğunluk olduğu sonucuna varırız.
Doğanın temel birimi yoğunluktur.
Doğa maddesizdir; Newton’un “madde” dediği mutlak bölünmez birimler doğadışıdır ve doğa da yoktur. Kepler Kuralının yoğunluğun tanımlaması olması; yörüngelerin bu yoğunluk kuralı ile açıklanması; Newton tipi mutlak bölünmez maddenin varolmadığını ispatlar.
Newton’un tasarladığı ve tanımladığı madde ve güçlü dünyanın artık gözlemler ve deneylerle desteklenmediğini; tam aksine çürütüldüğünü anlıyoruz.
Ve maddesiz bir dünyada yaşadığımızı bulan da Newton’un kendisi! Newton bu buluşu için kutlanmalıdır; okült ve fantezi bir dünya sistemini insanlığa kabul ettirmeyi başardığı için değil.
***
Şimdi lütfen dünya görüşünüzü bu yeni buluş doğrultusunda ayarlayınız.
